20101018

mutsuzluğun hasta ettiğini tasdiklemek için ölmenize gerek yok.
mutsuz etmeyin kendinizi. mutsuz olduğunuz yerlerde olmayın, mutsuzluk veren şeyleri yapmayın. size kendinizi kötü hissettiren insanlarla beraber olmayın. hatta günlerdir insanların ilgisini cezbetmiş bir olay var; -tebriklerimle birlikte- iletilerinde paylaşıyorlar:
'size kendinizi yalnız hissettiren insanların arasında olmayın'. evet.

bir de umutsuzluğu mutsuzlukla karıştıranlar var. hayır abi. aynı şey değil. umudunu yitirmek ile mutsuz olmak peş peşe gelebilir ama aynı şey değildir. ve 'bir insanın umudu yok ise, bir mutsuzluğu olmalıdır' yanlış bir denklem.
umut, yeşerebilen cinsten bir şey. hatta şımarıkça yeşerebilen. umut; kiraz çiçeği, mutluluk; patatestir hatta. birini açarken görürsün, birini kazarak çıkarırsın. insanlar kazmaya üşendiği için de umutla mutluluğu birbirine karıştırır, umutsuzlukla mutsuzluğu denk düşünür.

sistemleriniz, kendinizi yormak istemeyişiniz, sahip olma çabalarınız 2-3 tane anlayış arasında gidip geliyor; sonra da anlamadığınız diğer sistemlere sert, net, siyah-beyaz diyorsunuz.
sizin skala o kadarsa, biz naapalım?

3 yorum:

Sophie dedi ki...

''sizin skala o kadarsa biz ne yapalım?'' :)

çok beğendim bu yazını,bence blogda susmaması gereken ender insanlardan,ama bunun keyfi de o zaman çıkıyor,'bu ara nesta bir şey yazmamış'dediğim zamanlarda bir bakıyorum yazmış,okuyorum,aydınlanıyorum.

Nesta dedi ki...

uuu Sophie, beni utandırdınız, yüzümü güldürdünüz kırmızı kırmızı : )
teşekkür ederim yorumunuz için..
ben öyle bir ciyaklayıp kayboluyorum zaman zaman ama ne ala ciyaklamalar kulak tırmalamıyorsa : )

bilmukabele sizin de beni aydınlatıyor olduğunuzu biliniz. : )

murat dedi ki...

Az önce başka mesaj altına yazdığım mesajımın bir kısmı aslında bu sayfada olacaktı, hatlar karışmış sevgili AA :)
Artık sen oradan keser buraya dikersin istediklerini :P