20090818

searching for the true you and i..

sen gidince evden ayrılmış gibi olmak..
sen gelince hayatla dolmak.. sen gidince sönmek, eksik kalmak..
sen geliceksin diye yol gözlemek..
senin olmadığın zamanlarda veya seni göremediğim günlerde o kadar da parlak olmamak..
senin gelmen için nerdeyse dua edecek olmak.. bi anlam yüklemek..

seninleyken zamanın yavaşlaması. bildiğimiz kavramlara bilmediğimiz anlamlar yüklemek. insanların boş bakışlarını ve birbirimize olan hissi tanımlamaya çalışmak. cinsiyetsizce anlamak. anlayabilmek mi? pek bilmemek..

senin orda, benim burda olmam..
seni her saniye özlemek. bilsem de, bilmesem de hangi saniye.. her yerde seni görmek, seni tatmak, seni düşünmek.
seninle olmak, sen olmak..
kendimi hatırlamak, seninle oldukça ben olmak.

sana ait hissettikçe kendime ait olanı bulmak,
seni sevmek ve dünyayı görmek.
gördükçe kendime dönmek, sonra yine seni bulmak.
yalnızlığımda bile seninle karşılaşmak.
benden farklı olmayanın sen olması, senin de bunu bilmen.
birlikte yoğrulmamıştık ama bizi bulduk.
bunu gördük ama yaşamaktan öteye geçmedik.

henüz bilmiyoruz.
ama kim bilebilirdi ki bilmemenin rehaveti tam da burdan geçmekteydi..


gecenin bir körü kafa kıyaksa,
kıymaya çalışmayacaksın 'an'a..

3 yorum:

pharaoh dedi ki...

seni "quote"layip yazilar yazmaya baslamam an meselesi sayin nesta efendie :)

nesta dedi ki...

hahah ne mutlu bana o halde! :)

murat dedi ki...

Noktayı çok güzel koymuşsun burada, alkış :)

MG

K.D: pretern