20081230

what once started out as a song can turn into reality..

"so here we are tonight,
you and me together
the storm outside, the fire is bright
and in your eyes i see what's on my mind
you've got me wild,
turned around inside
and then desire, see, is creeping up heavy inside here
ana i know you feel the same way as i do now
let's make this an evening
lovers for a night, lovers for tonight
oh, stay here with me..
just for an evening
and tomorrow go back to your man
i'm back to my world
and we're back to being friends..
wait and see me,
tonight let's do this thing
all we are is wasting hours
until the sun comes up it's all ours
on our way here
tomorrow go back to being friends.."

bunun "sadece bir şarkı" olduğuna asla inanmamıştım ama, bu kadar büyük şeylerin küçücük bir kutuya sıkıştırılmışcasına dinleyiciye verildiği parçalara rastlamak pek de kolay değil.

Daha çok şey yazasım var aslında ama nedense bir yandan da hiç istemiyorum devam etmek.


"close your eyes and find all you need in your mind.."

20081217

ikibindokuz

52. haftayı da bitirdiğimizde kendimi alıştırmam gerekiyor.
1) İş ne olacak?
2) Şile ne olacak?
3) Ev ne olacak?
4) Ev mi alacağız?
5) Kediler?
6) Para?
7) Pasaport - vize - ziyaretler..?
8) Trt'nin durumu ne olacak?

Sorular ve sabredip göreceğimiz cevapları.

Bu arada The Dissociatives neden gelmiyor ülke topraklarımıza?
Babylon kaldırırdı bu adamları yahu..

20081203

oeehh!

Bazıları hakkaten sıktı!
ve -bir ortaokul klasiğini ortaya koymak suretiyle- "noktalı" olarak da kafamı..

* Kendine güvensizliğin son noktası; kendine güvenin en taşkın hali.
* Pasifliğin son noktası; kontrolsüz agresyon.
* İletişimsizliğin son noktası; Taramalı tüfek gibi ağzına geleni, önüne gelene söylemek.
* Samimiyetsizliğin son noktası; Samimiyet tanımının kendi lügatına göre olan karşılığını belletmeye çalışmak.

Netice itibariyle; bunlar SIKTI! Modası geçti.
Geçin bunları.


Ha bir de şu sıktı:
Kendi 3 kuruşluk soyut dertlerinden ve çaresizce başkalarını suçlama yöntemlerinden yola çıkarak, başka insanlara psikoloji dersi vermeler, hatta psikanalizlerde bulunmalar.


Samimi not:
Yaptıklarınızın, olduğunuz insanın biraz arkasında durun lan.
Biraz pişmanlık duymayın bakalım.
"Biraz adam olun."