20080425

"so 90's.."

ortaokulda aldığım salaş deri ceketimi, yeni aldığım güneş gözlükleriyle kombine edip sokağa çıktım bugün..
Çok havalı hissediyordum kendimi..
Ipod da benim için kılık kıyafetime uygun parçalar seçti.. Grunge yılların rüzgarı soğuk olur, Pearl Jam.. Mad Season.. Silverchair.. Buckley.. Cornell derken Bostancı'nın kaldırımlarına varmışım bile.. Oysa bir gün de işe gitmemeyi becerip sahilde pineklemek ve çimlerin üzerinde, köpek pisliği olmayan bir köşesinde, uzanmak istiyorum..

Ayrıca yeni aldığım gözlük sokağa çıktığımda tepemde dolaşan agresyon bulutlarını dağıtıyor.. Devekuşu olmaktan gurur duyuyorum, evet..

20080404

mutare humanum..

yanılmak, hata yapmak, nasıl insana mahsussa, başkalaşmak da insana mahsus..
hayvanlar aleminde hata yapan, hayatıyla öder bedelini..
hayvanlar aleminde bir türün, alışılagelmiş davranışları dışına çıkması söz konusu değildir çünkü fizyolojisi ve davranışları doğru orantılıdır. Sivri ve kesici dişlere sahip bir hayvanın otobur olması ihtimali ne kadar azsa, bir hipopotamın da Serengeti Düzlükleri'nde bir ceylanın peşinden koştuğu bir kareyi -rüyalarımız dışında bir yerde- görme olasılığımız o kadar düşüktür..

Fakat insan türü olarak, herşey bir kenara ölüm kavramını kabullenmek için bile yeteri kadar güçlü varlıklar olamadığımızdan, metalarla yürüttüğümüz sistemimizin içinde türlü "alış-veriş"lerle dengede tutmaya çalışıyoruz hayatımızı.. Ve o metalarla üzülüyoruz, seviniyoruz, aşık oluyoruz veya kaliteli bir yaşam sürüyoruz / sürdüğümüzü sanıyoruz..

Para, hayatımızı idame ettirmek için gerekli olan tek geçerli madde..
Ve para, bizi hayvanlardan ayıran özelliklerimiz neticesinde bizi başkalaştırması için kendi ellerimizle yarattığımız tek tanrı'mız, evladımız, dogma'mız..

ve işte bu yüzden, mutare humanum est..
Başkalaşmak da insana mahsustur..

Ve ironik olan da şu ki, bizden kat be kat üstün olan bir türü, biz kafeslerde tutuyoruz, kendi türdeşlerimize eğlence konusu yapıyor, üzerinden yine para kazanıyoruz..
Oysa onun konuştuğu dilden tek bir kelime dahi anlamıyoruz..

20080401

april fool

belki de sırf asıl ağlamam, bağırmam, ciyaklamam gereken zamanlada hiçbirini yapmadığım için, kendime gündelik hayattan abuk sabuk -ve aslında gülünç- parçalar seçip, onlarla boğuşup, boş şeyler üzerine kafa yorup, bir de üzerine sevdiğim insanları kırdığımda ağlıyorumdur..